Şeker Hapı

Plasebo etkisi, farmakolojik olarak etkisiz bir ilacın telkine dayalı bir etki ortaya çıkarma halidir. Latince kökenli bir kelime olup hoşnut etmek anlamına gelir . İlaç, vücuda ağız, burun veya enjeksiyon yolu ile verilebilir.

Aslında plasebonun fiziksel anlamda tedaviye yönelik bir gücü yoktur. Sahip olduğu tedavi gücünü tamamen hastanın verilen ilacın işe yarayacak ilaç olduğunu düşünmesinden alır. Plasebo, tıbbın bilimsel olarak açıklayamadığı bir yöne: insanların istemeleri halinde kendi kendilerini iyileştirme gücüne yöneliktir. Tıbbi olarak kurtulma ihtimali zayıf görülen birçok hasta, basitçe ölüm istatistiklerine girmekten bu güç sayesinde kurtulmuş, tıbbın çözüm bulamadığı kanserin tedavisinde çoğunlukla yüksek moral ve iyileşme azmi etkili olmuştur.

Plasebo, gayrı resmi yazışma dilinde ve halk arasında faydalı tıbbi içeriğinin bulunmadığını ifade etmek için bazen “şeker hapı” olarak da adlandırılır.

Gelelim plesebo etkisi örneklerine:

 1– Okul açıldığında öğretmenlere 8-A sınıfının daha iyi dereceli öğrencilerden oluştuğu söyleniyor. Yıl sonunda ise en başarılı sınıfın 8-A sınıfı olduğu görülüyor. Halbuki 8-A sınıfı diğer sınıflar gibi oluşturuluyor. Plesebo etkisi öğretmenlerin daha ılımlı olmalarını sağlıyor.

 2– Bir gün hastaneye bir hasta geliyor. Nefes alamıyor, ağlıyor… Psiyatri asistanı hiçbir rahatsızlığının olmadığını görünce; dolaptan C vitamini çıkarıyor ve :” Bu ilacı yurt dışından yeni getirdik, yarım saat içinde iyileşeceksiniz.” diyor ve yarım saat geçince hasta kendini çok iyi hissettiğini söylüyor. İyileşiyor.

Hardvard Üniversitesi psikoterapiyle alınan plesebo etkisinin, tedavi oranını yüzde 42 den yüzde 64 e çıkardığını söylüyor.
 Psikoterapiyle alınan ilaçlar yüzde 31 etkili iken plesebo yüzde 24 oranında hastaları iyileştiriyor ya da hastalar zaten iyiler.

Yine yapılan araştırmalar içeriği aynı olan kırmızı ve beyaz kapsülden kırmızının daha etkili olduğunu gösteriyor.

3– Pikniğe giden bir grup öğrenci midelerinin bulandığını söyleyince öğretmenleri karınlarına yara bandı yapıştırıyor ve öğrenciler iyileştiklerini söylüyorlar.

Aslında bedenimizi kontrol eden, yönlendiren beynimiz ikna olunca fonksiyonlar kendiliğinden düzeliyor. Ya da hasta olduğumuzu zannediyoruz ama değilizdir.


Sizin örnekleriniz nelerdir? Yorum kısmından bize gönderebilirsiniz.

Leave a comment

Your email address will not be published.